[ad_1]
Hüseyin GÖKÇE – ANKARA
Özellikle Avrupa firmalarının karbon ayak izine verdiği önemi artırmalarıyla birlikte, lojistik alanında faaliyet gösteren M.C.L. de faaliyetlerini yeşil lojistikte yoğunlaştırdı.
Global ve lokal ekonomik baskının gittikçe arttığı bir süreçten geçildiğini belirten Middle Corridor Logistics (M.C.L.) Genel Müdürü Ahmet Burak İçen, karbon ayak izi regülasyonlarının birbiri ardına ortaya çıktığını bildirdi. Lojistik sektörünün de bir yandan sürekli evrilen süreç otomasyonu diğer yandan da çevre koruma dalgaları arasında çözüm sunmaya çalıştığını kaydeden İçen,
“Bu şiddetli rekabet çağında başarılı olmak için lojistik şirketlerinin en son teknolojilere, öncü süreçlere ve stratejik yaklaşımlara hızla uyum sağlaması gerekmekte. Middle Corridor Logistics, bir çok parkur ve çözümlerde öncü kimliğini 2023’de özellikle “yeşil lojistikte “ öne çıkarmakta” dedi.
M.C.L.’nin AB taşımalarında resmi karbon ayak izi sertifikası sunan ilk firmalardan birisi olduğunu dile getiren Ahmet Burak İçen, “Yeşil lojistiğin tüm yönleriyle sağlandığı “one-stop solution provider” yani tek istasyonda tüm ihtiyaçların karşılandığı bir konumdayız” diye konuştu.
Çeviklik ve güvenilirliği lojistik sektörünün olmazsa olmazların olarak tanımlayan İçen, M.C.L. olarak ele aldıkları 3 ana lojistik trendini ise “Tek istasyonda lojistik karbon ayak izi ihtiyaçlarının çözümü, Tedarik Zinciri Çevikliği ve Küresel İşgücü Kıtlığı” olarak sıraladı.
Ahmet Burak İçen, müşterilerine karbon ayak izi dostu ulaşım çözümleri sunmanın yanı sıra, bu taşımalar sonucu ortaya çıkan karbon ayak izi karnesini AB mevzuatına uyumlu ve akredite formatta tedarik ettiklerini bildirdi.
İçen, AB ve ABD’ye yönelik ihracat projelerinde oluşacak karbon ayak izi volümlerinin önden hesaplanması, optimum çözümlerin sunulması, bu çözümlerin opere edilmesi ve de gerçekleşen lojistik faaliyetlerinin karbon ayak izi sertifikasının sunulması dahil tüm ihtiyaçları bir istasyonda sağladıklarını aktardı.
Rekabetçi olmak, tedarik zincirinde sorun yaşamamak isteyen şirketlerin çevik olmak zorunda olduklarının altını çizen İçen, birçok sektör gibi lojistiğin de küresel işgücü kıtlığıyla boğuştuğundan bahsetti.
Bu kıtlığın, üretim ve teslimatları etkilediğini, üretim maliyetini artırdığını belirten İçen,
“İşçi sıkıntısıyla mücadele etmek için üreticiler ve lojistik sağlayıcılar otomasyona yöneliyor. Ürünlerin toplanmasından ve paketlemenin başlatılmasından artık makinelerin sorumlu olmasıyla, depolama süreçleri artan otomasyona tanık oluyor” diye konuştu.
“Avrupa’da sürücüsüz kamyonlara yönelim başladı”
Avrupa’nın otomatikleştirilmiş kamyon taşımacılığı denemelerinde başı çektiği bilgisini veren Ahmet Burak İçen, şunları söyledi:
“Şirketler, ilk kamyonda bir insan sürücünün olduğu, ikinci kamyonun da birincinin sürüş modellerini taklit ettiği iki kamyonlu birimlerle başlayarak sürücüsüz kamyonlara yöneliyor. İşgücü kıtlığının ortasında, lojistik şirketleri ekiplerini optimize etmelidir. Optilogic Cosmic Frog tedarik zinciri tasarım çözümü, iş yükü ve hacim gereksinimlerini karşılamak için mevcut ağların en iyi şekilde kullanılmasını sağlayarak kaynakları ve iş gücü verimliliğini en üst düzeye çıkarmada çok önemli hale geliyor”
“İki personelli 36 TIR taşıyoruz”
M.C.L.’nin entermodel bazlı lojistik çözümleri arasında 36 TIR taşıması için iki personelin yeterli olduğu demiryolu ağırlıklı çözümler sunulduğunun altını çizen İçen,
“Kuzey İtalya ve Orta Avrupa ağırlıklı olmak üzere her türlü dağıtım hizmetini sağladığımız 6 depo/ dağıtım merkezi ile müşterilerimiz hizmetindeyiz. Macar Rail Cargo ile olan işbirliğimiz, ihracatçılarımıza bütünsel çözüm ve çok yönlü faydalar sağlamaktadır” dedi.
[ad_2]
Source link
